Anaokuluna uyum süreci

Okul öncesi eğitim çocuğumuzun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimi açısından çok önemlidir. Bu dönemde çocuğumuzun kişiliğinin % 80’i oluşmaktadır. İlk sosyalleşme sürecini yaşayan çocuğumuz için bu dönemin sağlıklı geçmesi önem taşımaktadır.

Okula alışma dönemi, bazı çocuklarımız için sancılı geçmektedir. Çocuğun ilk güven duyduğu obje annedir. Daha sonra baba, bakımı ile ilgilenen anneanne, babaanne, dede, hala, teyze, bakıcı anne, v.b. Çocuğun alıştığı ve güven duyduğu kişilerden sonra başka insanlara güvenmek ve dış dünyaya açılması zor bir süreçtir. Bu süreci zor geçiren çocukların aile yapısına bakıldığında aşırı koruyucu, kollayıcı bir tutumla karşılaşılmaktadır. Aile bireyleri henüz küçük diyerek çocuğun bazı aktiviteleri tek başına yapmasına izin vermediklerinde çocuk bireyselleşemez. Oysaki büyüyen her çocuk çevresini merak eder, dokunur; yürümek için çaba gösterir, yürür;  yürüdükçe ulaşabildiklerinin sayısı artar, dolayısıyla merakı da artar; kendi istediklerini yaptırabilmek için sizinle inatlaşır, kendisini ortaya koyar. Tüm bunlar çocuk için bireyselleşme çabasıdır.

Çocuğun anaokuluna başlama sürecinde sadece çocuk değil annenin de duygusal olarak hazır olması gerekmektedir. Annenin okuldan ayrılırken üzüntü ve kaygısını çocuğun hissetmesi, anaokuluna uyum sürecini uzatır. Annelerin çocuklarının ağlamasına dayanamaması noktasında, anaokulundan alma davranışı göstermeleri, çocuğun gelişimi açısından oldukça tehlikeli bir durumdur. Bu nedenle, annenin duygusal olarak kısa süreli ayrılığa hazır olması, ya da iki tarafın ayrılık anksiyetesi yaşamaması için psikolojik danışmanlık hizmeti alması gerekir.

Anne ve babanın, çocuğun içinde bulunduğu yaş itibariyle ayrılık kavramına zihinsel olarak hazır bulunmadığının farkında olması gerekir. “Sen bir saat oyna, ben hemen geleceğim.”, “Eve kadar gidip geliyorum” ifadeleri yetişkin gibi algılanmaz. “Annem beni bıraktı ve bir daha gelmeyecek” şeklinde algılanır” Bu nedenle anaokuluna uyum sürecinde, ihtiyacı olan çocuk için annenin de birkaç gün okulda kalması yararlı olacaktır. Çocuk arkadaşları ve öğretmenleri ile oyun oynarken, anne bir köşede kitap, dergi okuyabilir. Annenin okulda olduğunu bilen çocuk kendini rahat hissederek oyunlara katılacak ve birlikte olduğu öğretmenlerine ve arkadaşlarına güven duyacaktır. Anne ve öğretmen birlikte hareket etmeli ve gereksinmelerinin karşılanması anneden öğretmene geçmelidir. Öğretmenine ve ortamına güven duyan çocuk zamanla annenin yokluğundan kaygı duymayacaktır. Böylece bu çocuklarımızda sağlıklı bir sosyalleşme süreci geçirmiş olacaktır. Bunlar bizim önerilerimiz.